Her Zorun Kolay Formülü

Zorluğun içindeki detay kolaylık

Son otobüsü hatırlıyor musun?

Bak işte gidiyor!

Kapı açık, motor çalışıyor, şoför gaza yüklenmiş.

Koşarsın, bağırırsın.

Duymaz.

Otobüs gider.

Sen kalırsın.

O an, can yakar, içine oturur ama…

Ya taksi çağırırsın.

Ya birini ararsın.

Ya da yürürsün.

Yürürken düşünürsün.

Öğrenmeye başladın bile!

Bir dahakine 5 dakika erken çıkarsın.

O gün geç kalan “sen” değişir;

Zamanında gelen “sen” doğar.

Annen çok zamanlar demişti: “Evladım, erken çık.”

Zorluk ve baskı çoğu zaman annenden bile iyi, en kabiliyetli öğretmenindir.

Hiç altının çıkarılışını gördün mü?

Altın doğada saf bulunmaz. Toprakla karışıktır.

Kırılır, elenir, ayrılır.

Baskıya girer. Ateşten geçer.

Her aşamada arınır.

Kendi orada kalır. Ama mutlaka kalır.

Fazlalıklar gider.

Altın için süreç gereklidir.

İnsan için de öyledir.

Çocuk kalemi ilk tuttuğunda zorlanır.

Parmakları ağrır.

Harfler yamuk olur.

Uğraşır ve bir yıl sonra yazar.

İlk araba sürüşünü hatırlıyor musun?

Sert frenler, ani gaz vermeler… Gerilirsin. Azarlanırsın.Zamanla ustalaşırsın.

Doğada baskı süreklidir.

Avcı aç kalmaz, kalamaz.

Ya doyar ya ölür ama açlık devam etmez.

Avını bulmak zorundadır.

Avlanan hayvan da gelişir.

Daha hızlı koşar.

Daha iyi saklanır.

Hayatta kalma baskısı en iyi öğretmendir.

Spor yapan güçlü ve dayanıklı insanları görmüşsündür.

İlk gün salona gittiğin halini hatırla şimdi.

Onlar da o gün, senden farklı değillerdi.

Bugün daha iyi olmalarının tek bir sebebi var.

O ağırlığı senden daha çok kaldırdılar, sonra daha da ağırlarını…

Ve hiç bırakmadan devam ettiler.

Bunu yaparken de en ağırdan başlamadılar.

Bir plan yaptılar, bir program izlediler.

Benim yapamayıp onların yapabileceği ne var?

Hiçbir fark yok. Sadece daha çok gayret var.

Belki yeteneklisin ama unutma:

Disiplin, yeteneği her zaman yener!

“Antrenmanın her dakikasından nefret ettim. Ama dedim ki, bırakma. Şimdi acı çek, hayatının geri kalanını şampiyon olarak yaşa.”

Muhammed Ali

Ağaç da baskıyla büyür. Rüzgâr gövdeyi güçlendirir. Susuzluk kökü derinleştirir. Kış dayanıklılık öğretir. Şirketler de böyledir. Rekabet baskı oluşturur. Maliyetleri zorlar. Pazarın daralır. Kar azalır.

Güçlü firmalar rakipsiz değildir. Güçlü firmalar dirençlidir.

Bir baba düşün. Ev sorumluluğu var. İş yükü var. Dertleri var.

Bu baskı onu şekillendirir. Daha sabırlı, planlı ve dayanıklı olur.

Çocuk da baskıyla gelişir. Ama bu baskı ölçülü olmalıdır.Aşırı yük kırar. Hiç yük zayıflatır.

Doğru baskı güçlüyü üretir.

Pizza ustası olmak mı istiyorsun?

Hamura dokunmadan olur mu? Unu bilmeden olur mu? Fırını yakmadan olur mu?

Çıraklık geçilmeden ustalık olmaz.

Toplumlar da baskıyla olgunlaşır. Kriz dönemleri hafızadır.Kıtlık tasarruf öğretir. Salgın temizlik öğretir. Savaş birliktelik öğretir.

Odun ateşte altında pişer. Kömür böyle doğar. Hammadde dönüşür. Isı şekillendirir.

Peki baskı her koşulda iyi midir?

Hayır.

Kontrolsüz baskı yıpratır. Ama yönlü olan amacı olan baskı geliştirir. Fark burada başlar.

Zorluk kaçınılmazdır. Kaçan zayıflar. Yüzleşen büyür.

“Beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir.”

Friedrich Nietzsche

Kömür fırında pişer. Ağaç rüzgârla güçlenir. Şirket krizle olgunlaşır. Yükü alan insan derinleşir.

Sana sorum şudur: Baskıdan kaçacak mısın? Yoksa onunla güreşecek misin?

Gerçek güç rahatlıkta değil, dayanıklılıktadır.

Yeter ki bırakma.

Gücün yetmediğinde, gerçekten zorlandığında, biraz gevşet, geri çekil ve tekrar asıl.

Ama asla tamamen terk etme, bırakma!

Ve dayanıklılık, ateşten geçerek kazanılır.

Peki, nasıl en iyi olursun?

“Her Zorun Kolay Formülü” için bir yanıt

  1. FOR avatarı
    FOR

    Mücadele etmenin, an itibariyle enayilik sayıldığı bir dönemdeyiz. Ağzında gümüş kaşıkla doğmak diye bir deyim vardır .imkan ile bir sonuç elde etmek değil. İmkanların aylığına rağmen Mücadelesi kıymetli insanın.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner