Boş Ev

Boş Ev

2 dk okuma
2 tepki

BOŞ EV

Ahmet ile Pelin ev arayışı içindeydi.

Severek kurdukları ilk evlerine iki yavruları daha katılınca, ev artık onlara küçük gelmeye başlamıştı.

Bu arada birçok eve bakmışlardı. Hatta emlakçılar artık Ahmet’in arkadaşı olmuştu. Emlakçıların önerdiği evler ise ya isteklerine ya da bütçelerine uymuyordu.

Ahmet ile Pelin, bir süre ev bakmaya ara vermeleri gerektiğini konuşurken telefon çaldı.

Arayan kuzen Halil’di.

İstedikleri muhitte satılık, boş bir ev olduğunu söyledi.

Ertesi gün Ahmet, eşiyle beraber evi görmek için Halil ile sözleşti.

Emlakçıda buluştular.

Emlakçı, evin uzun zamandır boş olduğunu ve kullanılmadığını söyledi.

Eve girdiklerinde ise resmen bir enkazla karşı karşıya kaldılar.

Bu kadar bakımsız bir ev olduğunu hayal etmemişlerdi.

Evdeki kapılar ve mutfak mobilyaları çürümüş, üst kattan akan sular duvarlarda leke izleri bırakmış, kötü bir koku evin her yerine sinmişti.

Ama hayallerindeki eve kavuşmak için bayağı uğraşmaları gerekecekti.

Hayat bizlere her isteğimizi her zaman hayal ettiğimiz gibi vermeyebilir. Ama hayallerimizi gerçekleştirmek için imkânlar sunar.

İşte lider, o imkânı fark edebilendir.

Ahmet, eşiyle göz göze geldiğinde aynı düşüncede olduklarını fark etti.

Evet, ev hayal ettikleri gibi değildi.

Ama hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir yerdi.

Emlakçı, Ahmet'i ev sahibiyle uzlaştırdı ve artık o boş ev onlarındı.

Boş evin her yerine dokunmak, onun dönüşümünde pay sahibi olmak onlara iyi gelmişti.

İnsan kendi isteklerini karşılarken, isteklerinin sorumluluğunu da alması ilişkideki bağı güçlendirir.

Lider ise sorumluluk alan ve sorumluluk veren kişidir.

Bu süreçte Ahmet, iki evladına da pay vermişti.

Televizyon ve tabletin başından ayrılmayan oğlu Kenan, inşaat malzemeleri taşıdı; yeri geldiğinde ustalara yemek götürdü.

Kızı Buse, annesiyle birlikte temizliğe ve ustalara yemek yapmaya yardımcı oldu.

Düzenli, kurulmuş evlerine sürekli temizlikçi çağıran Pelin, boş evi kendi başına temizledi.

Her gün, “Çok yoruldum, bana kimse karışmasın.” diyen Ahmet ise iş çıkışı boş evin kalan işlerini halletti.

Ortak sorumluluk, aileyi boş evin etrafında bir araya getirmişti.

Üç ay gibi kısa bir sürede boş ev, ustalarla beraber bambaşka bir hâle geldi.

Boş evin dönüşümü tamamlanmıştı.

Ama bu süreçte dönüşen sadece boş ev değildi.

Aile de dönüşümden payını almıştı.

Bir akşam, eskiden boş olan evin balkonunda çaylarını karşılıklı yudumlarken Ahmet ile Pelin konuşmaya başladılar.

“Çoğu zaman insan olarak kabul etmekte zorlandığımız kısım buydu sanırım.” dedi Ahmet ve devam etti:

“Hayat bizlere, ‘Gel, hayalini birlikte gerçekleştirelim.’ diyordu. Biz ise çoğu zaman hayalimizin hazır hâlde karşımıza çıkmasını bekliyorduk.”

“Aynen.” dedi Pelin.

“Yaşam boyu insanlığın problemi bu bence. Hayat, isteklerimizin karşılığını vermek isterken bizlerin isteklerimizi dile getirmekten daha ötesine geçmek istemememiz…”

Birbirlerine baktılar.

Sonra gülümsediler ve sarıldılar.

“Bize bu boş ev iyi geldi.” dediler.

Çünkü bazen hayat, hayal ettiğimiz evi hazır hâlde karşımıza çıkarmaz.

Bize sadece boş bir ev verir.

Gerisini ise bizim doldurmamızı bekler.

 

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 2 tepki

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.